Tekstil Sektöründe Taşınma ve Yatırım Desteği

Türk ekonomisinin lokomotifi durumunda olan tekstil sektöründe yaşanan sorunların çözümü için devlet desteğinin gerekli olduğuna yönelik beklentiler nihayet karşılık buldu. 2009 Temmuz ayında çıkan "Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar" ile tekstil sektörünün yeniden yapılandırılmasını hedefleyen düzenleme yapıldı.

Düzenlemeyle, halihazırda gelişmiş illerde sürdürülen geleneksel tekstil faaliyetlerinin maliyet avantajı yakalaması umuduyla az gelişmiş bölgelere kaydırılması ve geleneksel tekstil yerine "akıllı ve çok fonksiyonlu teknik tekstil" alanındaki yatırımların teşvik edilmesi amaçlanıyor.

Taşınmaya Teşvik Geliyor
Bilindiği gibi yeni yatırım teşvik sistemi sektörel ve bölgesel teşvikler üzerine kurulu. Bu çerçevede, iller ekonomik gelişmişlik düzeylerine göre 4 bölgeye ayrılmış durumda. 1'inci bölge en gelişmiş illeri, 2'nci, 3'üncü ve 4'üncü bölgeler ise, sırasıyla daha az gelişmiş illeri kapsıyor.

Yeni düzenleme tekstil, konfeksiyon ve hazır giyim, deri ve deri mamulleri sektörleri için geçerli. 1'inci ve 2'inci bölge kapsamındaki illerde faaliyette bulunan işletmelerin 4'üncü bölge kapsamındaki illere taşınması teşvik ediliyor. Destekten yararlanabilmek için taşınma işleminin en geç 31 Aralık 2010 tarihine kadar gerçekleştirilmesi ve taşınılan yerde en az 50 kişilik istihdam sağlanması şartı aranıyor. Sağlanan destekler özetle şöyle:

* Nakil tarihini izleyen hesap döneminden itibaren işletme tarafından elde edilen gelirler, 5 yıl süreyle yüzde 75 oranında indirimli gelir ve kurumlar vergisine tabi. Örneğin İstanbul'da faaliyet gösteren tekstil işletmesinden, Trabzon a ya da Malatya'ya taşınması durumunda, 5 yıl süreyle elde ettiği gelirler üzerinden yüzde 25 yerine, yüzde 5 oranında kurumlar vergisi alınıyor. Bu arada stopaj suretiyle yapılan vergilendirmede oran indirimi olmadığı unutulmamalı.

* Ek bir yatırım yapmaksızın, yalnızca işletmesini taşıyan şirketler için yatırım yeri tahsis edilmesi söz konusu değil. Ancak teşvik belgesi kapsamında olup, taşınmayla birlikte yapılacak ilave yatırımlar için yatırım yeri tahsis ediliyor.

* Çalışanların asgari ücrete tekabül eden sigorta primi, işveren hissesinin tamamının taşınma tarihinden itibaren 5 yıl süreyle bütçeden karşılanıyor. 31 Aralık 2010 tarihinden önce başlanan yatırımlarla ilgili olarak yapılacak ilave yatırımlarda, istihdam için 7 yıl süreyle sigorta primi işveren hissesi desteği uygulanıyor.

* Tesislerin taşınma işleminin 2009 yılı sonuna kadar tamamlanması halinde, taşınmayla ilgili nakliye giderlerinin tamamı bütçeden karşılanıyor. Bu arada, taşınma desteği uygulamasından yararlanmayı düşünen şirketlerin, taşınılan yerde işini kaybedecek personeline ödemek zorunda kalacağı kıdem tazminatının finansmanını planlaması faydalı olacaktır.

Akıllı Tekstile Destek

Tekstil ve konfeksiyon sektöründe, geleneksel tekstil alanındaki yeni yatırımlar ya da bu alandaki kapasite artırım yatırımları tamamen teşvik kapsamı dışında. Bunun yerine, yüksek katma değer yaratan akıllı, çok fonksiyonlu teknik tekstil ve tekstil boya-terbiye yatırımları teşvik ediliyor.

Sanayi, uzay, havacılık, askeriye, tıp ve benzeri alanlarda kritik role sahip teknik tekstil; güneş ya da su geçirmeyen, anti bakteriyel olan veya nefes alabilen kumaşlar gibi çok fonksiyonlu tekstil; içine gömülü fiber optik kablolar, iletken dokular, elektronik bağlantılar sayesinde kullanıcısıyla iletişim kurabilme ve kontrol yeteneğine sahip akıllı tekstil gibi Ar-Ge gerektiren, gelişmeye son derece açık bulunan alanlarda yapılacak yatırımlar 4 bölgede de destekleniyor.

Akıllı, çok fonksiyonlu teknik tekstil alanındaki yatırımlar, yapılacakları bölgeye göre vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, yatırım yeri tahsisi, KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti ve faiz desteği gibi teşviklerden yararlanabiliyor.

Düzenlemelerin tekstil sektörünün akut sorunlarına kalıcı çözümler getirmesi ne yazık ki kolay değil. Çin ve benzeri ülkeler tarafından yaratılan düşük maliyet üstünlüğüne dayalı rekabet ortamında, üretim tesislerinin daha ucuz bölgelere taşınması gibi uygulamalar kısa vadeli fayda sağlayabilir. Ancak, orta ve uzun vadede çözüm, düşük maliyetlerde değil, moda ve marka yaratılmasında…

Devamını Oku!

Türkiye’de Tekstil Sektörünün Sorunları

Kayıt dışı ekonomi: Tekstil ve giyim sanayinde kayıt dışı faaliyet gösteren şirketlerin çokluğu ve bunların haksız rekabeti önemli bir sorun oluşturuyor.

Kontrolsüz ithalat: İthalatta yaşanan önemli sorun dampingli malların Türkiye’ye girmesini önlemek için alınan tedbirlerin yetersizliği, soruşturmaların ve mahkemelerin uzun sürmesi nedeniyle sektörün haksız rekabetten önemli ölçüde zarara görmesidir.

Teşvik sorunu: Hükümetler bugüne kadar tekstil ve konfeksiyon sektörünü bir stratejiye dayandırmadan teşvik ettiler.

Reel kur: Doğrudan maliyet kalemleri içinde yer almasa da, Türk Lirası’nın son 2 yılda aşırı değer kazanması sektörü etkiliyor.

İşçilik maliyeti: Sektörün maliyetleri içinde işçiliğin payı yüzde 15 civarındayken, bu oran hazır giyimde yüzde 30’a kadar çıkıyor. Hazır giyimin daha fazla emek yoğun olması, bu sektörün emek maliyetinden ve dolayısıyla üretimde küreselleşme sürecinden daha fazla etkilenmesine neden oluyor.

Enerji giderleri: Enerji girdilerindeki yüksek fiyatlar, Türkiye’deki şirketlerin rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Türkiye’de sanayide kullanılan elektrik enerjisi ve doğal gaz fiyatları OECD ülkeleri ortalamalarına ve pek çok gelişmekte olan ülkeye göre yüksek. Son üç yılda üretim maliyetleri yüzde 50 üzerinde artış gösterdi.

Devamını Oku!

Dünyada Tekstil Endüstrisinin Genel Durumu

Dünyada tekstil ekipmanları, kimyasal lif üretimi, makine üretimi, kimyasal madde ve boyar madde üretimi olarak, 4 ana grupta sınıflandırılabilir. Dünyadaki endüstriyelleşmiş pek çok ülke, önce bu alanlarda yatırım yaparak, diğer endüstri dallarına atılıyor.

Geçmişte, ABD ve İngiltere gibi gelişmiş ülkeler, tekstil makineleri üretiminde öncülük yaptıktan sonra, çalışmalarını gelişen şartlar doğrultusunda başka alanlara kaydırdı. Bugün ise İsviçre, Almanya, İtalya, Japonya gibi ülkelerin tekstil makine üretiminde tek başına pazarı elde tuttukları söylenebilir.

Gelişmekte olan ülkeler, pamuk vb. doğal lif, iplik ve tekstil üretimi ile gelişmiş ülke pazarlarını zorlarken, gelişmiş ülkeler kimyasal lif üretimine yönelik faaliyetlerini arttırdılar ve doğal lifli ürünlere alternatif yapay kimyasal lifli ürünlerin üretimine başladılar. Bu geçiş aslında 1945’li yıllardan sonra, savaş sonrası Ar-Ge çalışmalarının patlamasıyla gerçekleşti ve birçok ülkede etkileri görüldü. Naylonun çıkması bunun doğal liflerle kullanılarak dayanıklı ve daha az buruşan kumaş özelliklerinin geliştirilmesi, diğer gelişme alanlarını da açtı. Dünya tekstil üreticilerini bu alanda da yapay lif üreticileri ve doğal lif üreticileri olarak ayırabiliriz. 3’üncü dünya ülkelerini de doğal lif üreticileri olarak karşımıza çıkıyor. Çin, Hindistan ve Türkiye bu ülkelerden birkaçı… Büyük bir pamuk üreticisi olan Türkiye, GAP projesinin hayata geçmesiyle çok daha fazla üretim yapabilecek. Ancak bu ürünlerin tekstil ürününe dönüşmesinde kimi zorluklarla karşılaşılabilir.

Türk tekstil endüstrisi makine, kimyasal malzeme ve boyalar açısından dışarıya bağımlı bir durumda. Boya konusunda hakim olan ülkelerin yanına (İsviçre, Almanya, İngiltere) son yıllarda Doğu Asya’dan katılımlar olduğu görülüyor. Bunlardan biri Çin, diğeri ise yine büyük bir pamuk üreticisi olan Hindistan. Bu ülke, birkaç yıl önce yaptığı atılımla boya sektörüne de girdi. Ancak, endüstrisi gelişmiş ülkeler, pazarı başka bir ülkeye kaptırmamak için tarife dışı engeller koydular. Hindistan’da üretilen boyaların kanser yapıcı etkileri olduğu öne sürüldü ve bu boyalarla üretilen kumaşların ülkelere girmesi yasaklandı.

Dolayısıyla, gerek yurtdışından sağlanan maddelerin kontrolü, gerek Hindistan gibi yeni bir teknoloji alanına girilmesinin gerekliliği yanında, Türkiye’nin, bu alanlarda belli standartları sağlaması ve engelleri aşması gerekiyor. Bu ise, ekolojik üretim ve kontrol sistemleriyle sağlanabilir. Bunları sağlamak için de, tıp, genetik gibi başka alanlarla da çalışmalar yapılması ve kuruluşlar arasında koordinasyon sağlanması gerekiyor. Ekolojik üretimin başka bir yönü de doğal kaynaklar olarak karşımıza çıkıyor. Tekstil, her ne kadar kimyasal maddeler açısından gelişmişse de, çevrenin önemli olduğu, doğal kaynak girdili bir endüstri olarak çalışıyor. Bu nedenle üretimde ülke girdi çıktısı göz önünde bulundurulurken, çevre girdi ve çıktısı da önemle izlenmeli.

Ancak bu verilerle değerlendirme yaparken, dünyada ve onun etkisiyle Türkiye’de son dönemde yaşanan ekonomik krizin yansımalarını taşımadığını da hesaba katmak gerekiyor.

Devamını Oku!

TOP 10 MOVIES 2009

  • Avatar
  • Law Abiding Citizen
  • Brothers
  • Gamer
  • Broken Embraces
  • Jennifer's Body
  • A Perfect Getaway
  • The ugly Truth
  • He is just not that into you
  • Feast of Love

MUTLAKA İZLEYİN

  • WHITE NIGHT
  • WHITE VENGEANCE
  • TRUE LEGEND
  • THE SORCERER AND THE WHITE SNAKE
  • THE RETURN OF CHEN ZHEN
  • THE LOST BLADESMAN
  • THE FLOWERWS OF WAR
  • IP MAN 1-2
  • SWORDSMEN
  • A MOMENT TO REMEMBER

TV-Diziler

  • The Mentalist
  • Friday Night Lights (NFL)
  • The O.C.
  • How i met your mother
  • The Tudors
  • Entourage
  • Californication
  • Prison Break
  • Battlestar Galactica